Bir Çılgın Şehir: Amsterdam

Hadi toparlanın kralın doğum gününü kutlamaya gidiyoruz.

 

Evet sonunda Hollanda dosyasını açıyorum ve ilk adresimiz haliyle Amsterdam.

Şehirde iki gün geçirmiş olmama rağmen yalnızca tek gün gezme fırsatım olduğu ve ikinci günümü King’s Day kutlamalarıyla geçirdiğim için detaylı bir gezi rehberi yerine o eğlenceyi size aktarabilmeyi umduğum bir yazı olacak.

Screenshot 2017-08-26 19.00.38 (2)
Amsterdam’da sabahın ilk saatleri

 

İlk gün sabah erkenden otobüs terminalinde inmemle başlayan gün, ilk metroyu bekleyip Amsterdam Centraal tren garına gelmemle devam ediyor. Bir şehre en güzel giriş bana kalırsa tren garlarından olanı.

Bu aşamada öncelikle Amsterdam’da ne yapılır, nerelere gidilir kısaca değinerek başlıyorum.

  • Her şeyden önce şehri yürüyerek dolaşın ve sokakların, kanalların tadını çıkarın. Bol bol fotoğraf çekin, boş verin klişe olsun, her klişe fotoğraf kötüdür diye bir kaide yok ya!

museumplein (1024x576)

  • Museumplein’a gidin. Iamsterdam yazısı da en son oradaydı. Şehrin ve hatta belki de ülkenin en çok turist çeken meydanlarından birindesiniz (yazar burada kanıtı olmadığı için en birinci diyemedi)
  • Eğer vaktiniz ve ilginiz varsa Museumplein’daki Rijksmuseum, Van Gogh Museum, Stedelijk Museum gibi seçenekleri değerlendirebilirsiniz. Detaylıca gezmek isterseniz sadece Rijksmuseum’u gezmek için bir günün bile yetmeyeceği söylentiler arasında. Burada gelen bir minik pratik bilgi; Rijksmuseum’un adını okurken ‘ij’ harf kombinasyonunu ‘eh’ diye okumak gerekiyormuş ama Stedelijk’i okurken aynı harf kombinasyonu ‘ik’ diye okunuyormuş. Evet güzel bir dil değil bence de.
  • Dam Square’e de gidin. Her fırsatta kutlama yapan Hollandalıların illa ki bir kutlamasına denk gelir meydanın lunaparkvari görüntüsünün tadını çıkarırsınız diye düşünüyorum.
  • İkinci Dünya Savaşı’nın dramatik yüzü özellikle Almanya’da pek çok yerde karşımıza çıkıyor. Amsterdam’da ise Nazilerden saklanırken yazdığı ve ölümünün ardından bulunarak basılan günlükleriyle bilinen Anne Frank’ın evini ziyaret edebilirsiniz. Anne Frank Huis’i önündeki uzun sıradan kolayca tanıyabilirsiniz.
  • İlginiz varsa Londra’dan sonraki en ünlü Madame Tussauds müzesi Amsterdam’daymış.
  • Bir başka ilginiz varsa atraksiyonu da Heineken Experience.
  • Bu sefer ilginiz varsa değil, yorgunluk atmalık ve parkların şehir hayatına aslında nasıl yakıştığını görmelik bir adres: Vondelpark. Kahvaltıya ya da öğle yemeğine sandviçinizi alıp ya da gün içinde yorulunca içeceğinizi alıp yatıp keyif yapmalık, kaçırmamalık fırsat.
  • E tabii Redlight’ı da görmek isteyebilirsiniz gitmişken. Geçip gitmek ya da biraz zaman geçirmek sizin bileceğiniz iş ama fotoğraf çekmek yasakmış sokakta diye duydum benden söylemesi.
  • Bir de unutmadan, siz unutmadınız biliyorum, evet çeşitli maddeler Amsterdam’da legal fakat yalnızca Coffeeshop’larda. Diyeceksiniz ki e ben her yerde kokusunu alıyorum, haklısınız özellikle parklarda bir noktadan sonra tanıdık hale geliyor kokusu. Ben size legal olanını söyleyeyim de gerisi size kalmış.

İlla ki atladığım bir sürü yer var, ama dediğim gibi bırakın ayaklarınız sizi nereye götürüyorsa oraya gidin. Tüm sokakları, meydanları güzel bir şehirdesiniz keyfini çıkarın.

Tabii hepimiz biliyoruz ki Amsterdam, aslında tüm Hollanda, bisiklet kullanım yoğunluğuyla ünlü. Ve fakat, ben cesaret edemedim orada bisiklet kullanmaya, çok ciddi bir bisiklet trafiği var ve şaşılacak şekilde pek kurallara uygun kullandıkları da söylenemez. Ama bisikletle ilgili verebileceğim iki öneri; ne olursa olsun bisiklet yoluna girmeyin (dikkat! kaza ve küfür riski), enteresan modellerle karşınıza çıkan bisikletleri fotoğraflama fırsatını kaçırmayın.

kingsday3 (2) (1024x768)

Şimdiiii, geldik eğlenceli kısma! King’s Day!

Öncelikle King’s Day nedir?

  • Aslında oldukça basit ama bir o kadar da şaşırtıcı. Basit kısmı şu ki; King’s Day (ya da o sırada ülkenin başında kraliçe varsa Queen’s Day) kralın (ya da kraliçenin) doğum günü. Şaşırtıcı ve hoş kısmı ise bu günün ülkede herkesin gönlünce eğlendiği bir sokak festivaline dönüştürülmüş olması. Ağırlıklı olarak büyük şehirlerde olmakla birlikte aslında bu gün tüm ülkede kutlanıyor. Haliyle en büyük kutlama da Amsterdam’da yapılıyor.

Peki ne zaman?

  • Şu anki kral tahtta kaldığı sürece her sene 27 Nisan’da yapılıyor olacak.

Madem ulusal bir gün neden turist olarak gidelim ki?

  • Şöyle küçük bir sayı vererek bu konuya girmek istiyorum. Her yıl King’s Day için Amsterdam’a yalnızca trenle 250 bin kişi gelmekteymiş ve toplam ziyaretçi sayısının 800 binden fazla olduğu düşünülmekteymiş.* Bu kadar insan yanılıyor olamaz ya!

kingsday2 (2) (1024x768)

Evet insanlar gidiyormuş ama ne var ki bu King’s Day’de?

  • Öncelikle bir şehri tamamen turuncu bir kalabalık olarak görme şansı her zaman verilmiyor insana diye düşünüyorum. Yine bir istatistik her sene insanların turuncu kıyafetler ve aksesuarlar için ortalama 26€ harcadığı şeklinde.* Ben 3-4€ gibi bir fiyata turuncu bonus bir peruk almıştım bir oyuncak mağazasından, yani öyle 26€lar harcamak zorunda değilsiniz haliyle. O turuncu peruk sayesinde bir başka turuncu perukluyla tanışıp birkaç sahnede karşılaşmış ve dans etmiştik, en son bizim tüm grubun yüzüne fosforlu kalemlerle bir şeyler çiziyordu.
  • Neyse efendim, az önceki maddede de minik bir spoiler verdim zaten, şehrin pek çok noktasına sahneler kuruluyor ve gün boyu çeşitli djler, şarkıcılar bu sahnelerde oluyor. Bir sokakta geleneksel şarkılar söyleyen bir gruba denk gelip az sonra nehir kenarındaki sahnede çılgın bir dj setle dans ederken bulabiliyorsunuz kendinizi.
  • Malum Amsterdam kanallar şehri. Peki böyle bir festival karşısında kanallar kayıtsız kalabilir mi? Asla. Zaman zaman boşluk bile kalmayıp trafiği kitlenecek kadar bir tekne kalabalığı düşünün. Teknede parti yapanları ara ara kısmadan edemiyor insan. Bu arada araştırırsanız bazı parti teknelerine bilet alabiliyorsunuz. Turuncu bir bulut içinde çılgınlar gibi eğlenmek ve yetmez bir de teknede olmaz istiyorum diyorsanız değerlendirin bu seçeneği.
  • Bir de King’s Day için stadyum, arena gibi bir yerde yapılan büyük bir parti oluyor ama ben gitmeyip sokaklarda olmayı tercih ettim. İlginizi böyle bir parti çekiyorsa internetten araştırmayı ihmal etmeyin.

trengarı (2) (1024x692)

Başka söylemek istediğim neler varsa karışık bir notlar listesi geliyor.

  • Eğer Hollanda’ya birkaç gün önce geliyorsanız, bu turuncu aksesuar alışverişini son güne bırakmayın derim ben.
  • Amsterdam’a o gün gelecekseniz çok geç saate kalmayın, akşam 10 gibi festival bitiyor ve sokaklar boşalıyor.
  • Konaklama haliyle o gün daha da pahalı oluyor sanki normalde ucuzmuş gibi. Buna bir alternatif olarak festival sonrası yakın şehirlerden birine geçebilirsiniz.
  • O gün marketlerde sıralar oluştuğunu ve her müşteriye tek seferde en fazla 1 veya 2 bira satıldığını aklınızda bulundurun. Eğer ben hızlı içiciyim diyorsanız bir gün önceden stok yapmanız ve çentanızda taşımanız, her seferinde marketlerde sıra beklemekten daha mantıklı olabilir.

Uzun lafın kısası, ben daha derin keşfetmek üzere bir Amsterdam planı daha yapmak için fırsat kolluyorum. Ama size kesin önerim, bir King’s Day’de Amsterdam’da olmanız ve o çılgın şehir ruhunu yaşamanız. Unutulmaz bir anı olarak kalacağına dair söz verebilirim size.

Amsterdam ile açtığım Hollanda dosyasında sırada Keukenhof, Rotterdam ve Utrecht var.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s